Gıda Sektörünün Nabzı 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde Atacak
TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus İstanbul’da
gerçekleştirilecek 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi, “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasıyla gıda
değer zincirinin tüm paydaşlarını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Zirvede, üretimden tüketime
uzanan süreçte daha dayanıklı, verimli ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için atılması gereken adımlar ele alınacak.
TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar ve Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi ve
Sürdürülebilir Gıda Platformu Başkanı Semra Sevinç, ortak demeçlerinde gelecek kuşakların üretim
ve beslenme koşullarını güvence altına almak için sektör genelinde güçlü bir iş birliği gerektiğini vurguladılar.
İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve tedarik zincirlerindeki belirsizlikler, gıda sektöründe
üretimin sürekliliğini ve kaynakların verimli kullanımını giderek daha önemli hale getiriyor. TÜGİS
(Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) ile Sürdürülebilirlik Akademisi’nin bu yıl 12’ncisini
düzenlediği Sürdürülebilir Gıda Zirvesi, bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini sektörün ortak
gündemine taşıyacak.
Zirve; iklim, su ve doğanın korunmasından rejeneratif tarıma, dayanıklı tedarik zincirlerinden
döngüsel üretime, sağlıklı ve erişilebilir beslenmeden inovasyon ve teknolojiye uzanan kapsamıyla
sektörel dönüşüme odaklanacak. İş dünyası liderleri, akademisyenler ve uzmanların katkılarıyla
küresel gelişmeleri Türkiye gıda sektörünün ihtiyaçlarıyla buluşturmayı hedefleyen Sürdürülebilir Gıda
Zirvesi; uygulanabilir çözümlerin paylaşılmasına, yeni iş birliklerinin geliştirilmesine ve daha dayanıklı,
adil ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için ortak adımların güçlendirilmesine zemin oluşturacak.
“Bugünün kararları gelecek kuşakların beslenme koşullarını belirliyor”
Zirveye ilişkin değerlendirmelerde bulunan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda
sektörünün geleceğini güvence altına almak için üretim, teknoloji ve kamu politikaları arasında güçlü
bir bağ kurulması gerektiğini belirtti. Sidar, “Gıdada sürdürülebilirliği konuşurken üretimin hangi
koşullarda devam edeceğini, suyumuzu ve toprağımızı nasıl koruyacağımızı, toplumun güvenilir
gıdaya erişimini nasıl sağlayacağımızı birlikte ele almamız gerekiyor. Bugün aldığımız kararlar, gelecek
kuşakların üretim imkanlarını ve beslenme koşullarını da belirliyor. Üzerimizdeki bu sorumluluk, kısa
vadeli ihtiyaçlarla uzun vadeli hedefler arasında tutarlı bir ilişki kurmayı gerektiriyor. Bir üreticinin
karşılaştığı güçlüğü, sanayinin ya da tüketicinin gündeminden ayrı düşünemeyiz. Bu nedenle sektörün
her halkasının birbirini dinlemesine, anlamasına ve birlikte çalışmasına ihtiyaç duyuyoruz. Bilimsel
bilginin üretimde karşılık bulması, teknolojinin yaygınlaşması ve kamu politikalarının bu dönüşümü
desteklemesi, aramızdaki iş birliğinin niteliğine bağlı” dedi.
“COP31’in çıktılarını gıda sektörü açısından değerlendireceğiz”
12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nin ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31’in çıktılarını gıda sektörü
açısından değerlendirmek için önemli bir zemin sunacağını kaydeden Sidar, “Küresel iklim
gündeminde alınan kararların tarım ve gıda üretimine nasıl yansıyacağını, sektörümüzün bu süreçte
atması gereken adımları ve önündeki fırsatları birlikte ele alacağız. Gıdanın geleceği için sorumluluk
üstlenen tüm paydaşlarımızı 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus İstanbul’daki bu buluşmaya davet
ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kalıcı dönüşüm için tüm paydaşlar birlikte hareket etmeli”
Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilir Gıda Platformu Başkanı Semra
Sevinç ise zirveye ilişkin olarak şunları söyledi:
“Gıdanın geleceğini güvence altına almak, bu sektörde nasıl değer yarattığımızı yeniden düşünmeyi
gerektiriyor. Sürdürülebilirlik; tarımsal üretimin devamlılığından gıda sanayinin rekabet gücüne,
tedarik zincirlerinin dayanıklılığından tüketicinin güvenilir ve erişilebilir gıdaya ulaşmasına kadar
sektörün geleceğini belirleyen stratejik bir konu. Bu dönüşümün kalıcı olması için üreticiden
sanayiciye, perakendeden ev dışı tüketime kadar tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerekiyor.
Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde, tarımdan sanayiye, perakendeden ev dışı tüketime kadar tüm
paydaşları buluşturarak dönüşümü hızlandıracak çözümleri ve somut adımları gündeme taşıyoruz.”
TÜGİS hakkında:
Ülkemizin ilk işveren sendikalarından TÜGİS, aynı zamanda Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun
(TİSK) kurucu üyesidir. Üyeleri arasında ülkemizin önde gelen üreticilerinin yer aldığı TÜGİS, yarım asrı aşkın
süredir Türk gıda sanayiinin gelişmesi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması adına öncü
çalışmalara imza atmaktadır. TÜGİS, faaliyetlerine başladığı 1961 yılından bu yana sosyal diyaloğa, çalışma
barışına ve gıda sanayiinin gelişimine kesintisiz katkıda bulunan yenilikçi bir sivil toplum örgütüdür.
Sürdürülebilirlik Akademisi hakkında:
Sürdürülebilirlik Akademisi, 17 yıldır sürdürülebilir iş ve marka dönüşümünü destekleyen bir lider sürdürülebilirlik
merkezidir. Şirketlerin çevresel ve sosyal etkilerini ekonomik başarıyla buluşturarak rekabet güçlerini,
dayanıklılıklarını ve uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini geliştirmelerine katkı sağlar. “Değişim Birlikte
Mümkün” anlayışıyla iş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplumu buluşturur. Kurucusu olduğu Sustainable
Business Network (SBN) ve Sürdürülebilir Gıda Platformu (SGP) ile farklı sektörlerden üye şirketlerin deneyim
paylaşımını ve iş birliğini güçlendirir; çalışma grupları aracılığıyla ortak çözümler geliştirilmesini destekler.
Araştırmalar, eğitimler, platformlar ve ödül programlarıyla iyi uygulamaları yaygınlaştırır; etik, şeffaf ve
kapsayıcı yaklaşımıyla insan, toplum, çevre ve ekonomi için değer yaratan dönüşümü hızlandırır.