Etkinliklerdeki izdiham, lüks tüketiminden ziyade aidiyet arayışının sonu
Ajans Başkanımız Mustafa Kaya Pazarlamasyon için yazdı:
Gelecek projeksiyonlarının bulanıklaştığı bir ekonomik iklimde, beyaz yakalıların radikal bir biçimde 'şimdi ve burada' olmaya sığınmasını biz 'Kıyamet Sonrası Hedonizm' olarak adlandırıyoruz. Büyük varlık hedefleri rasyonel düzlemden uzaklaştıkça, tüketici elindeki bütçeyi erteleyemeyeceği, enflasyona yenik düşmeyecek yegâne şeye, yani saf deneyime yatırıyor. Çünkü tüketici artık paranın nakit değerinin enflasyon karşısında erimekte olduğunu rasyonel bir içgüdüyle kavradı.
Bu yüzden elindeki bütçeyi artık geleneksel anlamda 'tasarruf' etmek yerine, enflasyona yenik düşmeyecek tek bir şeye; yani ‘an’ı keyifli hale getirip bir nevi ‘lip stick effect’ (ruj etkisi) ile mühürleyen, dijital kimliğini ve sosyal sermayesini besleyen 'deneyim sermayesine' yatırıyor. Bugün büyük etkinliklerin kapısında yaşanan izdihamlar bir lüks tüketim çılgınlığı değil; birer kolektif katarsis ve aidiyet arayışıdır.
İletişim dünyası olarak çok iyi bildiğimiz bir gerçek var: İnsanlar artık nesnelere değil, o nesnelerin etrafında örülen topluluk duygusuna ortak olmak istiyorlar. Geçmişte imza attığımız devasa arena organizasyonlarında da gördüğümüz gibi, kitleleri harekete geçiren şey sahnedeki isimden ziyade, 'Ben de oradaydım' diyebilmenin, ‘o an’ı dondurup kendi sosyal sermayesine dönüştürebilmenin yarattığı hazdı. Kendi dijital tarihinde 'yaşadığını kanıtladığı' bir güvenli liman arayışı… Bir iletişimci gözüyle baktığımda tablo çok net; tüketici artık hikâye satın almıyor, hikâyenin bizzat kurucu ortağı olmak istiyor.
Bu derin dönüşüm, her sektörden lider markalara iletişim desteği veren bir Lorbi PR olarak bizim stratejik pusulamızı da tamamen değiştiriyor. Biz artık markalarımıza sadece konvansiyonel içerikler üreten bir yapı sunmuyoruz; biz onları birer kültür, topluluk ve deneyim mühendisi olarak konumluyoruz.
Bu nedenle kendimizi de 'Kültürel Otorite İnşası' üzerine uzmanlaşmış bir strateji evi olarak konumlandırıyoruz. İster küresel bir teknoloji devini istersek de köklü bir perakende markasını yönetelim, artık temel vizyonumuz markayı herhangi bir etkinliğin edilgen bir sponsoru olmaktan çıkarıp, o başat-kültürün bizzat yaratıcısı haline getirmek. Elbette bu vizyonu müşterilerimize ya da hedef kitlemize sunabilmek için önce kendi içinizde dönüşmeniz gerekir.
Bu yüzden Ajans içi kreatif yetenek dönüşümünü en büyük büyüme hedefimiz olarak belirledik. Geleneksel içerik üreticilerimizi niş toplulukların dilini çözen moderatörlere, ekip liderlerimizi ise fiziksel ve dijital dünyayı tek potada harmanlayan fijital deneyim mimarlarına dönüştürüyoruz. Önümüzdeki döneme ilişkin büyüme hedeflerimizin merkezinde, çalışma modelimizi bu yeni nesil deneyim tasarımı kaslarımızla büyütmek yer alıyor.
Çünkü biliyoruz ki, tüketiciye sadece 'satın al' diyenler geçmişte kalacak; onlara kaçırmak istemeyecekleri bir an vadeden ajanslar ise geleceğin lokomotifi olmaya devam edecek.
Mustafa Kaya